Bağ Kurmanın Bilimi 

‘’Davranışların bilimini anladığımızda tepkilerimizden daha az utanırız. ‘’

Stephen Porges

Bağ Kurmanın Bilimi
15 Haziran'da başlıyor:

15 Haziran için kontenjanımız dolmuştur. 

  • ‘’Sesim yüksek olmadığı halde ona bağırmamamı söylüyor, anlamıyorum.’’ 

  • ‘’Çoğu zaman burada değilim sanki, beni meşgul edecek ne varsa onunla ilgileniyorum’’ 

  • ‘’Beni ne iyi hissettiriyor fark edemiyorum’’ 

  • ‘’Bazen içimden bir canavar çıkıyor ve mani olamıyorum’’ 

  • ‘’En sakin ses tonumla yaklaştığım halde öfkesi büyüyor’’ 

  • ‘’Herkes önce sen kendi duygularını düzenlemelisin diyor ama nereden başlayacağımı bilemiyorum’’

 

Duygusal düzenlemeyi, genellikle erken dönemde bize bakım verenlerden öğreniriz:

 

  • Stresli durumlarla nasıl başa çıkıyorlardı?

  • Öfkeli hissettiklerinde duygularını nasıl düzenliyorlardı?

 

Bir şey bizi korkutursa, bakım veremize koşar onun bize uyum sağlamasına ve sistemimizi sakinleştirmesine ihtiyaç duyarız. Bu birlikte düzenleme, daha sonraki yaşamımızda kendi öz düzenleme becerimizin temelini oluşturur ve içsel yollar, zihinsel haritalar yaratır.

 

Oluşan bu zihinsel yollar bugünkü yaşamımıza uyum sağlamıyorsa: korku paniğe, rahatsızlık öfkeye dönüşür ve eleştiri bizi utandırır, kendimizi tercih etmediğimiz yerde bulabiliriz. Duygulardan kaçınmayı veya incinme hissettirebilecek durumlardan kendimizi uzak tutmayı öğrenmiş olabiliriz.

 

Bu yollar, zihinsel haritalar bugün artık bize hizmet etmiyorsa, duygusal durumumuzu nasıl düzenleyebileceğimizi yeniden öğrenmeye ihtiyaç duyarız. Öz düzenlemeyi bedensel olarak deneyimlemek, sinir sistemlerimizi daha yakından tanımak ve bedenimize ses verebilmek niyetiyle: ‘Bağ Kurmanın Bilimi Çalışma Grubu' 15 Haziran'da başlıyor. 

 

●  Biyolojimiz, deneyimlerimiz günlük deneyimlere nasıl rehberlik eder?

●  Davranışlarımızın nedenlerini nasıl anlayabiliriz?

●  Regülasyon (öz düzenleme) nedir? Ko-regülasyon (Birlikte öz düzenleme) nedir?

●  Kendi sinir sistemimize dair haritalar nasıl çalışabiliriz?

●  Mikro anlarda güven ipuçlarını nasıl fark ederiz?

●  Nasıl içsel olarak güvende hissedebiliriz?

●  Nörosepsiyon (içsel farkındalık) nedir?

 

Güvende hissetmek bilişsel bir deneyim değildir, bedenselleşmiş bir deneyimdir.

Otonom sinir sistemi bizim yaşanmış tüm deneyimlerimizin temelidir. Bu nedenle polivagal teori dünyaya karşı tutumumuzu açıklar. Biyolojimizin günlük deneyimlerde bize nasıl rehberlik ettiğini anlatır.

 

Polyvagal Teori, Dr. Stephen Porges tarafından geliştirilmiştir: otonom sinir sistemini anlayarak ve doğrudan alışılmış tepki kalıplarıyla etkileşime geçmenin yolunu sunar. Bir polivagal mercek aracılığıyla, bedenlenmiş hikayelerimizi dinlemeyi öğrenebiliriz. Bir polivagal bakış açısı kullanarak, özeleştiriden vazgeçebilir ve günlük deneyimlerimizi keşfetmeye olabiliriz.                 

Polivagal teori her davranışın yaşamsal bir hayatta kalma tepkisi olduğu üzerine konumlanmıştır.

Polivagal çalışma grubunda katılımcılar kendi sinir sistemi üzerine pratikler ve haritalarla çalışır, amaç katılımcının kendi sinir sistemini tanımasıdır. Sinir sistemlerini ve tepkilerini bilimsel olarak anlayanlar tepkilerinden daha az utanırlar. Aile sisteminin organizasyonu deneyimi sinir sistemi aracılığıyla şekillenir. Devam eden deneyimler de sinir sistemini etkiler. Sinir sisteminin bugün Polivagal mercek aracılığıyla yeniden şekillenebileceğini biliyoruz.                    

Çalışmanın amacı: katılımcıların kendi otonom sinir sistemlerini keşfetmeleridir. Bu amaç doğrultusunda çalışma konu anlatımı, bireysel çalışmalar ve grup paylaşımları şeklinde gerçekleştirilir.       

450 TL + KDV

Gunes-231.jpg
Program tarihleri:

15, 22, 29 Haziran, 6 Temmuz / 22.00-23.30

saatleri arasındadır.

Tüm program kayıtlarına, program bitiminden sonraki bir ay boyunca erişiminiz olacaktır.  Hem kayıt ol'a tıklayarak kaydınızı tamamlayabilirsiniz.

Sorularınız için:

farkindalikcemberi@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Image by Eric Rothermel

KATILIMCI YORUMLARI

''İnsan davranışlarına daha önce hiç bakmadığım bir mercekten bakmamı sağladı. Her davranışın aslında yaşamsal bir yanıt olduğu düşüncesiyle bakmak pek çok şeyi yumuşatıyor. Kendimi daha iyi anlamama ve çeşitli hallerde kendime destek olacak şeyleri tespit edebilmeme katkısı oldu. Beynim daha anlamı bile ortaya çıkaramadan duruma/uyarana yanıt veren bir caaanım sistemim varmış ve ondan hareketle yazıyormuşum aslında anılarımı, hikayelerimi. Şimdi işte sinir sistemimi tanıdıkça, olan şeyle yanıtım arasına mesafe koymayı öğreniyorum. Ve seçenekler o mesafede yer buluyor ve esnek dayanıklılık becerim o mesafede gelişiyor''

GÖKÇE